Tüketici Dostu Dergisi|Salı, Aralık 12, 2017
Buradasınız Home » Haberler » TBF Başkanlar Kurulu Kütahya’da toplandı
  • Bizi takip edin !

TBF Başkanlar Kurulu Kütahya’da toplandı 

50746ce4-cd35-42cb-bdd7-aebc82a3cc5e

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) üyesi dernek başkanlarının oluşturduğu TBF Başkanlar Kurulu, 2016 yılının son toplantısını Kütahya’da gerçekleştirdi. Son bir yıl içinde yaşanan sorunlar ve gelişmelerin değerlendirildiği çalışmanın ardından, Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) adına Genel Başkan Mehmet Bülent Deniz şu açıklamayı yapmıştır:

Demokrasinin tarafındayız

Ülkemiz, 15 Temmuz gecesi büyük bir felâketin eşiğinden dönmüştür. Millet iradesine kasteden hainler tarafından gerçekleştirilmek istenen darbe, halkımızın özverili ve canı pahasına ortaya koyduğu tepki ile bertaraf edilmiştir. Tüketici Birliği Federasyonu; her koşulda ve mutlak şekilde halkın iradesinin egemen olduğu, darbelerin konuşulmadığı bir Türkiye arzusuyla çalışmalarını sürdürmektedir.

Zor dönemin ardından, normalleşmenin sağlanması gereklidir

Gerek 15 Temmuz’da yaşanan hain saldırı, gerek öncesindeki dönemlerde ülke gündeminin ‘terör, rejim, başkanlık, dış politika’ tartışmalarıyla geçirilmiş olması ve şimdi de sınırlarımızın ötesindeki acımasız savaş nedeniyle ülkemizin, sıra dışı bir iklimde olduğunun farkındayız. Bu nedenle yapısal reformlar, işsizlik, ekonomik büyüme ve benzeri konuların gündeme gelmesi çoğu kez ertelenmektedir. Ancak gıda enflasyonu, işsizlikteki artış, hane halkı borçluluğundaki artış acilen çözülmesi gereken sorunlar olarak önümüzde durmaktadır. Rejimin korunması kavgası yanında, sokaktaki insanın cebini, aşını, işini ilgilendiren konularda yapısal reformların yapılarak, sosyal devlet anlayışı içinde, ekonomik büyümenin sağlanmasına yönelik önlemlerin yaşama geçirilmesi ve normalleşmenin sağlanması gereklidir.

Finans, enerji ve iletişim

Finans, enerji ve iletişim sektörlerinin doğal tüketicisi, ülkemizde yaşayan seksen milyon insanımızdır. Bu nedenle geride bıraktığımız bir yıllık dönemde tüketici gündeminin ilk üç sırasında bu sektörlerde yaşanan sorunlar yer almaktadır.

Türk Telekom’un yerleşik operatör niteliği, sektörde rekabeti engelleyecek boyuttadır

Bilindiği gibi uzun bir süre önce gerek ses ve gerekse data iletişiminde tekel kalkmış ve Türk Telekom dışındaki diğer firmalar da, ses ve data iletişimi sağlamaya başlamıştır. Bu uygulama sektörde rekabeti sağlamış ve iletişim hizmetlerinin fiyatlarında düşüşler kaydedilmiştir. Sektördeki genişlemeye koşut olarak; firma sayısının artması, mevcut firmaların pazar paylarını arttırma istekleri, rekabet ortamını ileri seviyeye taşıyacaktır.

Ancak bu süreç, Türk Telekom’un yerleşik operatör olması nedeniyle beklenen hızda ilerlememektedir. Altyapının sahibi olan bu firmanın, altyapısını diğer firmalarla paylaşımında yürüttüğü ücret politikası, ses ve data hizmet bağlantılarında, diğer firmaların zorunlu olarak kendisinden hizmet almaları ve özellikle firmalar arasında geçiş yapan tüketicilerin yeni bağlantılarının sağlanması, arıza durumunda arızanın giderilmesi işinin Türk Telekom’un insaf ve hızına bağlı bulunduğundan sektörde rekabetin daha da artmasının önü kesilmektedir. Bu nedenle sektörün düzenleyici kurumu olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından rekabetinin önünü açıcı şekilde, altyapının paylaşılmasını sağlayacak önlemlerin hızlıca alınmasını beklemekteyiz.

Enerji sektöründe sorunlar büyümeye devam ediyor

Vergi yükü azaltılmalıdır

Elektrik, doğalgaz ve akaryakıt sektörlerinde yaşanan sorunların ortak bileşeni, hizmet bedellerine yansıtılan dolaylı vergilerdir. Bu hizmetlerin birim fiyatlarına bindirilen vergiler, kesintiler ve benzeri yükler nedeniyle daha ucuza alınabilecek hizmet, tüketicinin cebinde karadelikler oluşturmaktadır. Bu nedenle yaşamsal öneme sahip bu hizmetler üzerindeki vergi yükü, acilen en az seviyeye indirilmelidir.

Doğalgaz indirimi müjdesi, elektrik indirimi ile devam ettirilmelidir

01.10.2016 tarihinden itibaren doğalgaz birim fiyatlarında yüzde on indirime gidilmiştir. Bu karar, indirim oranı ve özellikle kış mevsimine girmeden uygulanmaya başlayacak olması nedeniyle olumludur. Tüketici Birliği Federasyonu, kış aylarında artan tüketim nedeniyle bugüne kadar kış aylarında ısınmak için neredeyse küçük bir servet ödeyen tüketicileri -kısmen de olsa- rahatlatacak bu adımı desteklemektedir. Ancak elektrik enerjisi üretiminde, tüketim dönemlerine göre değişmekle birlikte, yüzde 30-55 arasında doğalgaz kullanılıyor olması nedeniyle doğalgaz fiyatında yapılan indirimin elektrik üretimi maliyetine de olumlu olarak yansıması gerekmektedir. Bu nedenle elektrik fiyatında da, benzeri bir indirimin yapılması gerekmektedir.

Tüketici Birliği Federasyonu sorunu tespit etti, Bakan Albayrak harekete geçti

Tüketici Birliği Federasyonu tarafından 07.03.2016 tarihinde bir araştırma yapılarak; perakende elektrik satışı yapan firmaların çağrı merkezleri test edilmiş, araştırma sonucunda çağrı merkezlerinde canlı operatöre ulaşma süresi 76,82 saniye olarak ölçülmüştür.

Kamuoyu ve ilgili kamu otoriteleri ile paylaşılan bu dramatik sonuç üzerine, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu harekete geçerek, elektrik sektöründe hizmet veren firmaların çağrı merkezlerini mercek altına almış ve geçtiğimiz günlerde 45 saniye kuralı getirilmiştir. Tüketici Birliği Federasyonu; tespit ve uyarıları dikkate alarak, harekete geçen kamu otoritelerinin bu kararını desteklemekte olup çağrı merkezleri üzerinde araştırmalarını devam ettirecektir.

Elektrik kesintileri bitmek bilmiyor

Tüketici Birliği Federasyonu, 01.03.2015 tarihinden bu yana Elektrik Kesinti Endeksi (EKE) çalışmasını yürütmektedir. Mevzuat gereği, firmaların en az 48 saat önceden duyurmak zorunda oldukları planlı enerji kesintisi verileri her gün kaydedilmekte, elde edilen veriler aylık ve yıllık olarak kamuoyu ile paylaşılmaktadır.

01.03.2015-30.09.2016 tarihleri arasındaki on dokuz aylık dönemde toplam olarak 1.030,284,50 saatlik elektrik kesintisi gerçekleşmiştir. Planlı kesintilerin yanında, arıza nedeniyle gerçekleşen kesintilerin de olduğu ve bu konuda tüketicinin yakınma içinde olduğu bilinmektedir. Elektrik hizmeti sağlayan yirmi bir firmanın, yaşamı kabusa döndüren kesintileri en aza indirmeleri gerekmektedir.

Kaşla göz arasında kayıp-kaçak bedeli yasalaştı

Yıllardır kamuoyunun büyük tepkisine neden olan elektrikteki kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak Tüketici Birliği Federasyonu tarafından yürütülen mücadele, 2014/Aralık’ta Hukuk Genel Kurulu’nun; hırsızın yol açtığı zararın, dürüst yurttaşa yüklenmesinin hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmadığı yönündeki kararı ile zaferle sonuçlanmıştı. Ne yazık ki, bu kararın ardından siyasi iktidar tarafından kayıp-kaçak bedellerinin yasa zoruyla alınmasını sağlayacak yasa çıkarılmış, hırsızlığın bedeli namuslu tüketicinin sırtına yüklenmiş, tüketicinin dava açma hakkı da yasa zoruyla engellenmiştir.

Bu yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne dava açılmıştır. Yüksek mahkemenin hukukun gereğini yaparak, Anayasa’nın hukuk devleti ilkesini ayaklar altına alan bu yasayı iptal edeceğine inanıyoruz.

Akaryakıttaki vergi yükü hafifletilmelidir

Akaryakıttan ortalama olarak yüzde 63 oranında vergi alınmaktadır. Türkiye tüketicisi dünyanın en pahalı akaryakıtı satın almaktadır. Benzin istasyonları, vergi dairesi; çalışanları da, vergi memuru gibi çalışmakta, akaryakıttaki yüksek fiyat, tüketiciye ulaşan tüm mal ve hizmetlerin maliyetini arttırmaktadır. Akaryakıttan alınan verginin makul seviyede olması, tüm mal ve hizmet maliyetlerini azaltacak, tüketicinin gereksinimlerini daha ucuza karşılamasının önü açılacaktır.

Bankaların borusu ötmeye devam ediyor

Her fırsatta ‘faiz lobisi’ nitelemesiyle siyasi iktidarın eleştirdiği bankacılık sektöründe, tüketiciyi yok sayan, ezen uygulamalar hız kesmeden devam etmektedir.

Kredi kart aidatı, hesap işletim ücreti, dosya parası ve benzeri haraçlarla tüketiciyi canından bezdiren bankaların bu paraları tüketiciye iade etmelerine ilişkin yargı kararlarının artması üzerine, 2014/Mayıs’ta yeni tüketici yasası ile bu paraların yasa zoruyla tüketiciden alınması sağlanmıştır. Siyasi iktidarın eleştirdiği bir sektörde, tüketiciyi bankalara peşkeş çeken uygulaması, kamuoyunda şaşkınlıkla karşılanmış olup tepki görmeye devam etmektedir.

Kredi kart borçlarının yapılandırılması müjdesi balona dönüştü

Halen yirmi milyon tüketicinin cebinde, elli dokuz milyon kredi kartı bulunmaktadır. 2016/Temmuz itibariyle kredi kart borcunu ödemeyen kişi sayısı iki milyondur. Tüketici Birliği Federasyonu’nun tespitlerine göre, kredi kart borcunu asgari tutarları ödeyerek öteleyen tüketici sayısı on bir milyon civarındadır.

Kredi kartında akdi faiz aylık yüzde 2,02, gecikme faizi aylık 2,52 olarak uygulanmaktadır. Akdi faiz oranı dikkate alınarak, kredi kartından sadece 1.000,00TL harcama yapıp başka hiçbir harcama yapmaksızın, sadece asgari tutarı ödeyerek borcun kapatılma süresi, elli üç aydır.

 Tüketici Birliği Federasyonu, bu insafsız matematik nedeniyle uzun süredir kredi kart borçlarının yapılandırılması gerekliliğini, daha önce iki kez TBMM tarafından çıkarılan yapılandırma yasalarında olduğu gibi yapılandırma olanağının sadece borcunu hiç ödemeyenleri değil asgari tutarı ödeyerek günü kurtaran tüketicilere yönelik olması gerektiğini ifade etmişti.

Tüketici Birliği Federasyonu tarafından yıllardır ve ısrarla dikkat çekilen bu sorunun çözümü için geçtiğimiz günlerde Başbakan tarafından açıklanan ve sonrasında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yönetmelik hükmü haline getirilen ‘kredi kart borçlarının yetmiş iki aya kadar taksitle ödenmesi’ müjdesi, bankaların şımarık ve hoyrat tutumları nedeniyle kocaman bir balona dönüşmüştür.

Yapılandırma için bankalara başvuran tüketicilere; tercih ettiği değil bankanın kendi uygun gördüğü vade ve temerrüt faizi olan yüzde 2,52 oranı dayatılmaktadır. Tüketicilerin bu konuda, BDDK’ya yaptıkları yakınma ve başvurular da sonuçsuz kalmakta, BDDK tüketiciyi, adeta bankaların önüne yem olarak atan bir tutum sergilemektedir.

Bu nedenlerle acil olarak;

-Yapılandırılacak borca uygulanacak faizin, bankanın tüketici kredisine uygulanan faiz oranını geçemeyeceği,

-Tüketicinin yapılandırmak istediği borç miktarı ve taksit sayısına ilişkin isteminin banka tarafından aynen kabulünün zorunlu olduğu yönünde kesin ve emredici düzenleme yapılmalıdır.

Önümüzdeki sekiz ay boyunca harcamalara dikkat

Tüketici Birliği Federasyonu; küresel ekonomideki koşullar, ülkemizin burnunun dibindeki yayılma eğilimi gösteren savaş hali, ülke ekonomisindeki olumsuzluklar nedeniyle 2017 yılının ortalarına kadar, tüketicilerin zorunlu olmayan harcama yapmamaları konusunda uyarmaktadır.

 

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Üyesi Dernek Başkanları

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz

Anadolu Telif ve Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Mehmet Çınar

Antalya Apartman Yöneticileri Tüketiciler ve Danışmanlığı Derneği Genel Başkanı Ahmet Ballıel

Enerji Tüketicileri Derneği Genel Başkanı Bülent Çebin

Gümüşhane Tüketici ve Çevre Haklarını Koruma Derneği Genel Başkanı Sinan Akıncı

Kaza Mağdurları Sosyal Güvenlik ve Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Ali Körükçü

Siirt İli Tüketiciyi Koruma Derneği Genel Başkanı Mehmet Enver Aytaç

Sivil Toplum ve Diyalog Merkezi Derneği Genel Başkanı Aydın Türkmenoğlu

Tüketici Başvuru Merkezi Derneği Genel Başkanı İbrahim Güllü

Tüketici Güvenliği Derneği Genel Başkan Murat Köse

Tüketici Hak Arama Derneği Genel Başkanı Nihat Altay

Tüketici Hakları ve Gıda Güvenliği Derneği Genel Başkanı Şafak Toker

Tüketici Hareketi Derneği Genel Başkanı Cüneyt Köşe

Tüketici ve Çevre Derneği Genel Başkanı Sıtkı Altan

0bc0d0e8-0d3d-4edf-96b3-09385bfc5542

b4a0ccca-a49d-4017-938d-f53098870134

IMG-20161022-WA0080

Benzer Haberler:

Yorumlar

Yorum


Hit Counter provided by Acrylic Display