Tüketici Dostu Dergisi|Perşembe, Ekim 18, 2018
Buradasınız Home » Makale » Kadın ince ise, güzel midir?
  • Bizi takip edin !

Kadın ince ise, güzel midir? 

fat_woman_01

Bedenimiz, kimliğimiz. Her kadın için, bedeni önemli. Kadınlar her evden çıktığında, özellikle aynaya bakmayı çok sever. Hatta bazıları, onay almadan asla rahat etmez. Evden her çıkış, kadın için havalıdır… Fakat yazılı ve görsel medyada yer alan ürün reklamlarında sunulan standartlar yüzünden, kilolu olanlar mutsuz oluyorlar.

Markaların ürün satışı için tasarlanan reklamlarında, “kadın ince bedenli, güzel gülümseyen, bakımlı ve güzel saçlı biri olmalı” gibi klişeler genelde sunuluyor. Kadınları kontrol altına almaya çalışan bu standartlara uyulmadığı takdirde de kadın, toplumun dışında kaldığı fikrine kapılıyor ve dışlandığını hissediyor. Örneğin; kilolu, seyrek saçlı ve düzgün dişleri olmayan bir kadın, toplumunun sunduğu kalıp karşısında çaresiz kalıyor. Ruhu zedeleniyor…

Bazı toplumlarda kadın ince ise; güzel, sağlıklı, daha iradeli ve seksi bulunuyor. Bu açılıma göre, aşırı kilolu olan ve vücudunu yaşlandıran kadın iğrenç mi oluyor?  Bu tartışılması gereken, çok hassas bir konu… Örneğin; kilolu kadınlar 19. yüzyılın güzellik simgeleri idi. 1950’li yıllarda da, Marilyn Monroe herkesin arzu duyduğu bir kadındı, ince değildi ve bedenini severdi… Günümüzde ise, ürün reklamlarında vurgulanan standartlar sonucunda, kilolu kadınlar bedenini sevmez ve kabullenemezse, depresyona doğru gidişatı kimse durduramaz…

Fiziksel olarak arzu edilmeyi, her kadın bilinçaltında ister. Fiziksel olarak beğenilen kadın da, her zaman avantajlıdır. Fakat cazibenin kime göre, neye göre ve nasıl şekillendiği de tartışılmalı… Ürün satışı için körüklenen “Beden olarak seçilmişseniz, güzelsiniz.” düşüncesi, ince olmayan kadınların kabusu haline gelmiş durumda. Kadını nesneleştirmenin ve maneviyatı göz ardı etmenin, yapılabilecek en vahim hatalardan biri olduğu unutuluyor.

İdeal kadın bedeninin ince olması gerektiği mesajı bilinçaltına pompalanıyor

Medyada yer alan ürün reklamları öyle bir seviyeye geldi ki; herhangi bir derginin kapağında yer alan ince bir kızın, dergiyi daha çok sattıracağına inanılıyor. Ürün reklamlarında, güzelliğin nasıl olması gerektiği söyleniyor. Özellikle televizyonda bazı kilolu insanlar ‘tembel, itici, kendisine saygısı olmayan ve beceriksiz’ kişiler olarak vurgulanabiliyor.

Kilo ile dalga geçildiği de oluyor. Örneğin; kiloluysanız sinemada yerinize geçmek bir kabus. Sinirli fısıltıları duyar gibisiniz… Kilonuzdan ötürü, asansörün hareketi engellendi ve asansörden inmek zorunda kaldınız. Yerinize geçen ince kadını muhtemelen ömrünüz boyunca unutmayacaksınız… Mağazada beğendiğiniz elbise ince birine uyduğunda, düştüğünüz durumdan nefret ediyorsunuz. Sonralarında, zayıflama krizleri hep oluşuyor fakat dördüncü günlerde pes edildiğinde, kilo alımı katlanarak devam ediyor…

Çoğu televizyon programlarında ve müzik videolarında da, ortalamaya göre daha ince olan kadınlar yer alıyor. Çünkü kadın görselliğinin izleme isteğini arttırdığı düşünülüyor… Dikkat edersek, televizyonda yer alan eğlence programlarındaki kadınlar genellikle mankenler ve oyuncular. Haber yorumcularının ve spikerlerin bile dış görünüşüne göre de seçildiği belli. Dolayısıyla, genç kızlar bu standartlara kayıtsız kalamıyorlar ve ince olmak istiyorlar.

Reklamcılara göre fiziksel çekicilik, ‘ince bedene sahip olmak’ anlamına geliyor. Ürün reklamlarındaki mesajlara göre, seksi olmak için ‘ince olunmalı’. Birçok ürün reklamında genç, ince ve güzel kadınlar yer alıyor. Ciltteki kırışıklar ve selülitler de, çok vahim ve önemli sorunlar olarak lanse ediliyor. Fakat manken gibi ince olabilmenin çok zor olduğu da ‘es geçiliyor’.

Mücevher,  tekstil,  kozmetik ürünlerinin reklamlarında da hep ince kadınlar göze çarpıyor.  Cinsel açıdan erkeklere çekici görünen bu kadınlar sayesinde, Türk kadını kendini sevemiyor. Çünkü cildini pürüzlü buluyor, güzelliğini sorguluyor, şişman olduğunu dile getiriyor ve erkeklerin onu istemeyeceği fikrine kapılıyor.

Medya, içinde bulunduğumuz kültürden ayrı tutulmamalı… Çekicilik, başarı ve mutluluk anlarını yansıtan ince bedenli kadın figürleri markanın hatırlanmasını daha çok sağlıyor. Farkındayız… Fakat ürün reklamlarında gördüğümüz ‘ince’ standartlara ulaşmanın her zaman mümkün olamadığını aklımızdan çıkarmamalıyız. Yazılı ve görsel medyanın kadının kabul görme standartlarını belirlemesine izin vermemeliyiz.

Çeşitli düşüncelerin pervasızca ve acımasızca dile getirildiği günümüzde, standartlara uymayan kilolu bir kadının düşük statülü bir konum içerisinde bulunacağı ve şişmanlığın değersizliği yansıttığı fikri de asla kabul görmemeli… Şişman olan erkekler güçlü bulunabiliyorsa, şişman olan kadınlar neden çekici olmasın? Anne olan, ev işlerini yapan, hizmet eden, kilolu olan kadınlar da güzeldir. Tüm gününü televizyon eşliğinde yürüten, geçinme derdine düşmüş, tasarruflu davranan, kendinden evvel diğerlerini düşünen, kendisine yakışanı giymeye çalışan ve markasız da olsa, kozmetik ürünlerini kullanmaya uğraşan ev hanımlarının psikolojisini bozmaya kimsenin hakkı olamaz.

Yazan: Nilüfer Tuba Akman

Benzer Haberler:

Yorumlar

Yorum


Hit Counter provided by Acrylic Display