Tüketici Dostu Dergisi|Perşembe, Aralık 14, 2017
Buradasınız Home » Makale » Türkiye’nin bakır potansiyeli dikkat çekici seviyede
  • Bizi takip edin !

Türkiye’nin bakır potansiyeli dikkat çekici seviyede 

Guzem_Yilmaz_012013

İntegral Menkul Değerler Araştırma Departmanı, Analist Güzem Yılmaz: ”Değerli metallerde yükseliş yavaşladı.”

Değerli metaller, 2012 yılı içerisinde Avrupa’daki ekonomik kriz başta olmak üzere ABD Merkez Bankası FED’in üçüncü parasal genişleme hamlesi ve ABD Mali Uçurumu gibi gelişmelerin de etkisiyle oldukça volatil hareketler sergiledi. Avrupa krizi ile birlikte Euro’da meydana gelen değer kayıplarından nasibini alan altın, gümüş ve bakır, 2012 yılı ortalarında ise ABD tahvil alım söylemleri ile Dolar’a karşı değer kazanarak yaşadığı sert düşüşleri telafi etmeye çalıştı. Genel görünüme baktığımızda, Değerli metallerde devam eden yükseliş trendinin 2012 yılı içerisinde ivme kaybettiğini ve alımların yavaşladığını görüyoruz.

Çin’in 2013 büyüme beklentileri, bakırın orta vadedeki yükselişini güçlü kılıyor

Dünyada bakır madeni üretimi 2010 yılında 15,9 milyon ton iken bakır madeni kapasitesi 19,8 milyon ton seviyelerinde gerçekleştirilmiştir. 2011 yılında ise bakır madeni üretim miktarı 16,100 tona ulaşmıştır. Bölgesel olarak bakır üretimi ele alındığında ise en fazla üretim Asya ve Amerika tarafından gerçekleştirilmiştir.

Değerli metallerin arz talep ilişkisini göz önünde bulundurduğumuzda, küresel piyasalardaki hammadde ihtiyacının beraberinde, özellikle gelişen ekonomilerde, ciddi bir hammadde talebi getirdiğini söyleyebiliriz. Başta ABD (Şili) olmak üzere Çin, Japonya ve Avrupa ülkeleri sürdürülebilir ve etkin ham madde tedariki konusunda öncü olmayı hedefleyen ülkeler arasında yer alıyor. Bakır, diğer değerli metallerden farklı olarak, özellikle sanayi sektöründe yaygın bir kullanıma sahip olması nedeni ile hammadde arzında en çok talep gören metallerin başında geliyor ve bu yüzden ülkelerin ekonomik büyüme verilerinden oldukça fazla etkileniyor. Yüzde 40′lık bakır tüketimiyle dünyanın en büyük bakır tüketicisi konumunda olan Çin’deki 2013 büyüme beklentilerinin olumlu bir tablo çizmesi, bakır fiyatlarındaki yükseliş beklentisini 2013 yılı için güçlü kılıyor. Özellikle Çin’in 2013 yılına ait ilk PMI verisindeki istikrarlı iyileşme sinyalinin, yeni yıla yüzde 3,5 değer kazancı ile başlayan bakır fiyatları üzerinde olumlu etkisi olduğunu görüyoruz. Diğer taraftan, Çin ihracatının Aralık ayında bir önceki yıla göre yüzde 14,5 oranında yükseldiğinin belirtilmesi ve ithalatın geçtiğimiz yıla göre yüzde 6 oranında genişleme kaydederek yüzde 3,5’luk artış beklentisini ikiye katlaması, bakır fiyatlarını yeni yılın ilk haftasında yukarı taşıdı. Diğer taraftan, ABD Merkez Bankası FED’in mevcut para politikalarındaki gevşemenin ABD ekonomisi üzerinde olumsuz bir etki yaratmasının önüne geçmek adına QE3’ten geri adım atılabileceği beklentisi, Dolar’daki değer kazancına bağlı olarak, bakır fiyatlarını kısa vadede aşağı çekiyor. Ayrıca, Dünya’nın üçüncü büyük bakır kullanıcısı olan Almanya’nın 2013 yılının başında açıklanan GSYH verisinin zayıf gelmesi sonrasında da LME Bakır fiyatlarında düşüş yaşandığını görüyoruz.

Bakır fiyatlarının mevcut durumuna teknik açıdan baktığımızda ise, kısa vadede 8000 seviyelerinin altına kadar inen bir düşüş yaşandığını görmekteyiz. Ancak, 2011’den bu yana gözlenen yükseliş trendinin 7750 destek seviyesinin üzerinde kalındığı sürece orta vadede 8450-8780 bandı içerisine hareket edebileceğini düşünüyoruz.

Kaynakların verimli kullanılması Türkiye sanayi sektörünü 2013 yılında doyuma ulaştırabilir

Türkiye’deki genel görünüme baktığımızda Rusya, ABD ve Çin’in Türkiye’nin en çok bakır ihracatı yaptığı ülkeler arasında olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin metalik bakır içeriği olarak 100 bin ton civarında bir üretim potansiyeli olmasına rağmen, üretim kapasitesi 42 bin ton olarak gerçekleşmektedir. Türkiye bakır tüketimi ise yıllık 400 bin tona ulaşmakta ve bakır ticaretinde 2012 yılında 3,5 Milyar Dolarlık ithalat ve 1,2 Milyar Dolarlık ihracat rakamları göze çarpmaktadır.

Türkiye’de bakır üretimi önceki yıllarda ağırlıklı olarak kamu tarafından yapılırken,  2005 yılından bu yana yapılan özelleştirmeler ile üretimin tamamı yerli ve yabancı özel sektöre devredilmiştir. Dünyada bakır talebinin genel olarak yükseliş gösterdiği bu ortamda Türkiye’nin üretim kapasitesinin üretim potansiyelinin yarısından az olması, kaynakların daha verimli kullanılması ihtiyacına yol açmaktadır. Madencilik sektöründe yer alan kuruluşların bu sektörü geliştirebilecek doğru teknoloji ve kapasiteleri en yüksek verimde kullanmaları halinde, bakır üretim potansiyeli 2013 yılında Türkiye’nin hem ihracat hem de yerli sanayi hammadde ihtiyacını doyuma ulaştırabilir.

Türkiye 2008 – 2012 Bakır İhracat/İthalat Rakamları

Yıl

İhracat (Milyar $)

İthalat (Milyar $)

2008

1157409,35

3275974,33

2009

597028,52

1985367,45

2010

1063475,51

3299332,96

2011

1391376,15

4118789,79

2012

1275495,55

3564641,80

Yasal Uyarı:

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır ve yalnızca bilgilendirme amaçlı ve kişisel kullanım içindir. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu bilgiler ve görüşler önceden haber vermeksizin değiştirilebilir. İntegral Menkul bilgilerin ve ifade edilen görüşlerin doğru, eksiksiz ve güncelleştirilmiş olduğuna dair (açıkça ifade edilmiş veya ima edilmiş) hiçbir beyan ve taahhütte bulunmaz. İçerik kesinlikle mali, hukuki, vergi veya diğer konularda bir tavsiye niteliği taşımadığı gibi, tamamen içeriğe dayalı olarak yatırım yapılmamalı veya karar alınmamalıdır. Herhangi bir yatırım konulu karar almadan önce bir uzmandan görüş alınmalıdır.

Sorumluluğun Sınırlandırılması: İntegral Menkul herhangi bir sınırlandırma olmaksızın, dolaylı, direkt veya bir fiilin sonucu olarak ortaya çıkan zararlar da dahil olmak üzere her türlü kayıp ve hasarla ilgili sorumluluk kabul etmez.

 

Benzer Haberler:

Yorumlar

Yorum


Hit Counter provided by Acrylic Display