Tüketici Dostu Dergisi|Çarşamba, Temmuz 18, 2018
Buradasınız Home » Röportajlar » Firma » CUMA SEYDAN
  • Bizi takip edin !

CUMA SEYDAN 

DSC_0132

Gürsey A.Ş. Genel Koordinatörü CUMA SEYDAN:  “Tüketici mutlaka parasına göre ürün almalı.”

 

Faaliyetlerinizden bahseder misiniz?

45 yıldır bu sektörün içerisindeyim. Gürsey A.Ş. olarak beyaz eşya ve elektronik sektöründe faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Evvelinde babamın değişik ticari faaliyetleri vardı, ama biz firma olarak beyaz eşya ve elektronikte 45 senedir görevimizi sürdürüyoruz. İstanbul genelinde faaliyetimizi sürdürüyoruz. 15 firma ile çalışıyoruz. İstanbul dışı düşünmüyoruz. Gürsey A.Ş. bünyesinde şu anda 8 mağaza ile faaliyetimiz sürüyor.

Genel anlamda satışlarınız nasıl?

Perakendeye hitap eden ve bütün markaları bünyemizde tutan bir firmayız. Belirli, iyi ve hizmet veren markaları müşterilerimize sunmaya çalışıyoruz. Ucuz ve belirlenmeyen mal satmıyoruz. İyi malın hizmeti kötü ise onu da satmıyoruz. Hizmette ve serviste kusuru olduğunda elediğimiz iyi markalar da zaman zaman olmuştur. Tüketiciye karşı zor durumda kalmamak için, o firmayı sistemimizin dışına ittiğimiz olmuştur.

Çalıştığınız markalar nelerdir?

Arçelik ve Koç Topluluğunun dışındaki hemen hemen tüm markalar ile çalışıyoruz. Siemens, Vestel, Electrolux, Ariston, Gronje, Yataş, Philips, Tefal, Braun ve Arzum gibi sektörün önemli markaları bünyemizde bulunuyor.

Tüketiciler şu anda alışveriş merkezlerini mi, zincir mağazaları mı, bayileri mi tercih ediyorlar?

Elektronik ve küçük ev aletleri grubundaki Tüketiciler,in  %50-55′i bayilere, %40-45′i de zincirlere kaymış durumda. Fakat beyaz eşya sektörünün %92si bayinin ve %7-8 i de zincir mağazalarının elinde. Beyaz eşya daha meşakkatli bir üründür. Beyaz eşya konusunda Tüketici bilgiyi bayiden çok daha net alabiliyor. Fakat zincir mağazalara gittiğiniz zaman, muhatabınız çok fazla yoktur. Bilgi doğru alınamıyor. Satın alacağınız ürünü, 10-15 sene evinizde kullanacağınız için, mutlaka teknik bilgiye de ihtiyaç vardır. Oysa zincir mağazalarının böyle bir hizmet anlayışı ya da hizmeti yoktur.

Elektronik sektörü ürünlerinin satışının zincir mağazalara kaymasının nedeni elektronik ürünlerin teknik özelliklerinin internet üzerinden öğrenebiliniyor. olmasıdır. Fakat beyaz eşya grubundaki belli yaş grubunda olan tüketiciler,  mutlaka dokunmak ve birebir bilgiyi satış teşkilatından edinmek istiyorlar. O yüzden şu anda bu Pazar bayinin elinde.

Sizce, Tüketici eskiye oranla şu anda daha çok mu bilinçli, yoksa daha da mı bilinçsiz?

Eskiden Tüketici tamamen sadece size güveniyordu. Şu anda iletişim ve teknoloji çağına girdik ve Tüketici eskiye göre çok daha bilinçli. Bayi olarak bilemediğiniz şeylerin daha üzerinde bilgiye sahip. Tüketici ürünü almadan evvel, öncesinde araştırıyor ve emsallerini de inceleyerek, rakip ürünler ile karşılaştırma yapıyor. Dolayısıyla ürünü almaya geldiğinde bilinçli oluyor. Şu anda bilinçsiz Tüketici yok. Belki Anadolu’da kısmen bilinçsiz Tüketici olabilir,  ama özellikle de İstanbul’da hiç yok. Tüketici ürünü yerinde görmek, dokunmak, bilgilerini sizinle paylaşmak ve tazelemek istiyor. Kağıt üzerinde bilgiler belki çok net olmayabilir, fakat siz yaşamış olduğunuz tecrübe ve geçmişinizden dolayı, Tüketiciye daha net sunum aktarabilirsiniz. O zaman da Tüketici daha tatminkar bir cevap almış olur. İnternetteki bilgiler ile de örtüşüyorsa, o zaman Tüketici kararını daha çok verme şansına sahip oluyor. Onun için de bayiyi tercih ediyor.

İnternet üzerinden satış gerçekleştiriyor musunuz?

Evet fakat beyaz eşya sektöründe bu çok yaygın değil. İnternet üzerindeki bilgiler genelde elektronik ve küçük ev aletleri ürünleri hakkında. Beyaz eşyanın İnternet ağı şu anda çok zayıf…

Sizden ürün satın alındığında, olumlu ya da olumsuz ne tarz tepkiler geliyor?

45 yıldır mesleği sürdürüyoruz. 45 yıl sektörde çok uzun bir zaman dilimidir. Türkiye grafiğine bakarsanız, bu sektörde 20-25 yaşının üzerindekiler, işi sürmeyi %70 tasfiye etmiş durumdalar. Ya ikinci kuşağa devredemiyorlar,  ya da memnuniyetsizlikten ötürü sistem kendisini devre dışına itiyordur. Bu işi yaptığınıza göre, uzun vadeli düşünmek mecburiyetindesiniz. Eğer 40-50-60 yıl yaşıyorsanız, müşteri memnuniyetinin varlığından dolayı yaşıyorsunuz.

Neler ile karşılaşıyorsunuz ve nasıl önleminizi aldınız?

Örneğin 20 sene evvel bir çift geliyor,  evlenecek olan bu çift evlerini döşemek istiyor. Aradan 20 sene geçiyor,  siz yerinizi ve markalarınızı muhafaza ediyorsunuz. 20 yıl sonra ikinci bir alışverişte sizinle sohbet gerçekleşiyor. Beraber geçmişi anıyorsunuz. “20 sene evvel evlenirken sizden ürün almıştık, öyle bir ürün verdiniz ki, 20 sene geçti çocuklarımızı büyüttük ve hala o ürünü kullanıyoruz. O yüzden tekrar size geldik.” deniliyor.

Eskiden Tüketici size bağımlı idi, çünkü senet ile çalışılıyordu. Siz onu tanıyordunuz, o sizi tanıyordu; Tüketicinin bayide bir kredisi vardı. O kredi sisteminde Tüketici size bağımlı idi. Bugün ise Tüketicinin bağımlılığı o yönde değil, çünkü artık kredi kartı sistemi var ve Tüketici her gittiği yerde kredi kartı kullanım şansına sahip. Burada, o firmanın ve bizlerin verdiği güven çok önlemli. Eğer o güveni karşıya vermişseniz, o sizi sadece o güven için tercih ediyordur ve size geliyordur. “Yarın bir sorun olduğunda bu Firma yanımda. Ben giderim, otururum kahvemi içerim, derdimi anlatırım” der Tüketici. Bu çok önemli bir faktördür. Uzun yaşamanın sırrı da buradan geliyor. Başka türlü de olmaz. Bunun tersini yaparsanız, 3-5 yılda tasfiye edersiniz, duramazsınız.
 45 senedir piyasanın içerisindesiniz. Tüketicilere vereceğiniz mesajlar neler olur?

Tüketici mutlaka parasına göre ürün almalıdır. Beyaz eşya sektöründe bugün verilen kredi kartı avantajları, taksit durumlarına göre; çok üstün kalitede olmasa da, iyi kalitede bir beyaz eşyayı uygun fiyatlar ile alma şansına sahipsiniz. Eskiden Firmalar arasında değişik yüzdelerde fiyat marjları, “açık makas” vardı. Bir ürün, birinde örneğin 100 TL iken, diğerinde 200 TL idi. Şu anda Firmalar birbirlerini takip ettikleri için, Firmaların fiyat marjları %10-20 ‘yi geçmiyor. Bugün, iyi bir maldan iyi hizmet alınması ve satış sonrası servis hizmetinin verimli alınması ve malın iyi kullanılıyor olması Tüketicinin menfaatinedir.

Beyaz eşyayı konuşursak; Tüketici enerji, deterjan ve doğal çevre tasarrufuna dikkat edecektir. Bugün bunlar konuşuluyor, fakat 20 sene evvel bunlar zerre kadar konuşulmuyordu. Tüketiciye, ihtiyacı olan ürün veriliyordu. Tüketici hangi ürün var ise onu alıyordu. Bugün ise, A sınıfı ya da A+ ürünler çıkıyor ve Tüketici ürünleri alır iken, en iyisini en uygun şartlar ile alma şansına sahip. Onun için Tüketiciye iyi ürünü tavsiye ederiz. Tüketici ucuz mala gitmemelidir. Kaliteli mal almalıdır. Hem iyi hizmet alır,  hem de zaman içerisinde, o verdiği para kendisine kat kat geri döner.

En çok hangi sektörde yer alan ürünlerin satışını gerçekleştiriyorsunuz?

Biz her segmentte, beyaz eşya, küçük ev aletleri ve elektronik sektör ürünlerinin hepsinde iyi satıyoruz. Fakat rakamsal olarak baktığımızda, Beyaz eşya satışlarımız, diğerlerinin üzerindedir.

Bayilerin genel olarak, devletin gerçekleştireceği hangi düzenlemelere ihtiyacı var?

Türkiye’ye zincir mağazaların gelmesi ile beraber bugün, bayi ağı çok zor durumda. Örneğin, bir zincir market geliyor,, 5.000 metrekare yer açıyor ve 20 tane eleman çalıştırıyor. Oysa bir bayi 100 metrekarelik bir yer açıyor ve o mağazada en az 6-7 kişi çalıştırıyor. Dolayısıyla istihdamda, küçük metrekarelerde çok fazla hatayı yapıyor. SSK, elektrik ve vergi maliyetinin çok yüksek olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla, küçük işletmeler az ciro yaparak yüksek maliyetler ile kendilerini döndürme şansına sahip değildir. Oysa yurtdışından gelen bir Firma, “Yatırım yapıyorum” diyerek, 3-5 yıl vergi ödememe avantajını kullanıyor. Dayanıklı Tüketim Malları Sektörü adına konuşuyorum; oysa yatırım yaptıkları yok. Çünkü sadece bir bina inşa ediyor, Firmalardan kira desteği alıyor,  2-3 ayda bir reklam bedellerini fatura ediyor. Dolayısıyla, maliyetlerini birtakım yollardan tedarik edebiliyor. Fakat bizim ölçekteki küçük bayiler, 100-200 metrekarelik mağazalar,  Firmalardan böyle avantajlar elde etme şansına sahip değil. Her şeyi kendi bünyesinde çevireceği için; bu sigorta, kira, stopaj ve vergi ile örtüşmüyor.

“45 yıldır bu işi yapıyorum, fakat 2-3 yıl sonra bu işi sürdürebilir miyiz, bilmiyorum.”  Bayrağı düşürmemek için, elimizden gelen her türlü fedakarlığı ve gayreti sarf ediyoruz. “Fakat gelecekte ne olur?” İnanın ki, onu ben de bilmiyorum… Burada görev ana firmalara da düşüyor. Zincir mağazalar ya da bayiler arasında bir tercih yapacaklar. Türkiye’de bu işi yapan 10.000-12.000, shop anlamında çalışan, tabelalı bayi ve de 40-50 bin karma ve spot çalışan var. Ama bunlar çok iyi durumda değil. Hele ki İstanbul bu konuda en riskli bölgedir. İstanbul’da bulunmanın, maliyeti ve gideri pahalı… Şu anda bütün zincirler de İstanbul’da. İstanbul’u kontrol altına aldılar. 120- 130 tane alışveriş merkezinden bahsediliyor şu anda. Pasta büyük ölçüde bölündü.

Benzer Haberler:

Yorumlar

Yorum


Hit Counter provided by Acrylic Display