Tüketici Dostu Dergisi|Perşembe, Aralık 14, 2017
Buradasınız Home » Röportajlar » Firma » VERDA PAZARLAMA MÜDÜRÜ HALİL İBRAHİM SEVİM
  • Bizi takip edin !

VERDA PAZARLAMA MÜDÜRÜ HALİL İBRAHİM SEVİM 

DSC_0575

Tüketicinin ürünlerinizi seçme nedenleri nedir? Neler olmalıdır?

2011 yılının son çeyreğini yaşadığımız 21.yüzyılın bugünlerinde nihayet Türkiye’de de görülüyor ki tüketicimiz daha bilinçli hale geldi. Üreticilerin bu anlamda kişisel rantlar yerine tüketici tercihlerini de göz önünde tutarak kalitesi düşük ve en önemlisi insan hayatını tehdit eden ürünlerden kaçınması gerekiyor. Üretiminin %80’ini 41 ülkeye ihraç eden ve kişisel rantlardan ziyade insan sağlığını her şeyden üstün tutan Avşar Emaye & Verda ailesi olarak tüketicinin bu anlamda bilinçlenmesi bizleri umutlandırıyor. Global pazarda firmamız ve ürünlerini diğerlerinden ayıran kriterlerin, bugün yurtiçi pazarda da dikkate alınması, Verda ürünlerine tüketicimizin güven duyması, 30yıllık emeğin ve insan sağlığına verilen önemin boşa gitmediğini gösteriyor.

Firmanız adına tüketicinize ne gibi mesajlar aktarmak istersiniz?

Hepimiz birer tüketiciyiz. Alışverişte bilinçlenmek ve bilinçlendirmek her şeyden önce birey olarak görevimiz, zaman zaman yakın çevremizde bile bilinçsiz tüketim ile karşılaşabiliyoruz. Para kazanmak uğruna insan hayatını tehdit eden tacirlere prim vermemek adına bir ürünü satın alırken dikkat edilmesi gereken en son şeyin fiyatı olduğunu düşünenlerdenim, yani bir ürün sadece ucuz olduğu için talep edilmemeli. Gıda ürünlerinin yanı sıra, giydiğimiz kıyafetten ayakkabıya, mutfakta kullandığımız tencereye kadar bütün ürünlerde asıl incelenmesi gereken kriter, üründen elde edilecek fayda ve uzun ömürlü oluşudur. Evimize aldığımız bir tencerenin sağlık koşullarına uygun olması çocuklarımızın da sağlığını koruduğumuz anlamına geliyor.

2011 yılında piyasanın genel durumu hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Birçok yorumcunun aksine 2011 yılının ilk üç çeyreğinin olumlu geçtiğini düşünüyorum. Döviz kurunun bu seviyeye gelmiş olması ve dış ticaret açığını kapatmak adına yapılan birtakım girişimlerin sonuç vermeye başladığını, istihdam artışının oluştuğunu ve bu sayede üretimin, ihracatın arttığını işsizliğin azaldığını gözlemliyorum. 500 milyar dolar olan ihracat hayalinin aslında ulaşılabilecek bir hedef olduğunu düşünüyorum. Özellikle Ortadoğu ülkelerinde Türk malına duyulan güven haritasını büyütüp Avrupa’da da gözle görülebilir hale getirebilirsek bu rakamlara erişilebileceği kanaatindeyim.

Türkiye genelinde tüketicilerin şu anda tercih ettikleri dağıtım kanalları sizce hangileridir?

Son dönemlerde e-ticaret, sanal alışveriş uygulamasının yaygın olduğunu gözlemlesek de, yapılan anketlere göre Türkiye’de halen e-ticaretin hitap ettiği kesim %11 ile sınırlanmakta. Bu da demek oluyor ki; %89 gibi ciddi bir oranı kapsayan tüketici grubu, alışverişini, memnuniyet veya şikayetini iletebileceği rahat iletişim kurabileceği satış noktalarından, tabir-i caizse cadde a.vm.lerinden yapıyor. Ancak burada yapmamız gereken bir ayırım var ki; esnafımızı yakından ilgilendiriyor. Tüketici genellikle cadde a.vmlerinden, kurumsal kimlik altında marka değeri olan zincir mağazaları tercih ediyor. Anadolu’nun en küçük ilçelerinde dahi kolları bulunan bu firmalar, ne yazık ki şehir ekonomilerini zayıflatıyor. Yerel esnafın rekabet edemeyeceği satış şartları oluşuyor. Başbakanın birkaç yıl önce yapmış olduğu “birleşin” çağrısının altında aslında bu yara var, ama bu merhem bu yaraya ne kadar çare olur tartışılır.

Sektörde 2011-2012 trendleri sizce neler?

Eskiden insanlar “tencerem olsun sağlam olsun, elime aldığımda ağırlığını hissedeyim.” diyorlardı, daha sonra, “sağlam olsun dışı da çiçekli, allı güllü olsun.” beklentileri oluştu. Günümüzde ise sade, şık, dekoratif, ama en önemlisi sağlık koşullarına uygun ürünler tercih ediliyor. Genel olarak mutfak eşyaları, desenli olsa da çizgisel gözü yormayan estetik motiflerden oluşuyor. Avrupa’da son birkaç yıldır yaygınlaşan ve Türkiye’de de raflarda yerini almaya başlayan seramik kaplamalı tencerelerin, tavaların bu dönemde trend olduğunu görüyoruz.

2011 yılının son çeyreğinde satışlarınız ne aşamadadır?

Avşar emaye 30.yılında, VERDA ise henüz 6 yıllık bir marka. Bu kısa zamanda Verda olarak Edirne’den Ardahan’a birçok il ve ilçede bulunan seçkin zücaciye ve çeyiz mağazalarının raflarında yerimizi almış bulunuyoruz. Bizi mutlu eden en önemli şey, 6yıllık grafiğe baktığımızda VERDA’nın hiç geriye gitmediğini görmemizdir. Gün geçtikçe satış grafiğimizin artış göstermesi tüketiciyi doğru ürün ile doğru noktalarda buluşturmamızdan kaynaklanıyor. AVŞAR EMAYE ailesi olarak hiçbir zaman günübirlik kazançlara önem vermedik, bundan sonra da vermeyeceğiz. Doğruları ve prensipleri olan bir firma geleneğimiz var. Bu bayrağı bizden sonra taşıyacaklara da aynı mirası bırakmak istiyoruz. 21.yüzyılda da olsak ben en geçerli reklam araçlarından birinin halen ‘fısıltı’ olduğunu düşünüyorum, bugün şikâyet ve memnuniyetleri yayımlayan internet siteleri de fısıltının daha hızlı yayılmasını sağlıyor,  Şikayetlerin aksine yıl içinde yüzbinlerce adet ürün satışı yapmamız ve sürekli artış trendinde olmamız, VERDA’ya duyulan güvenden ve yapılan memnuniyet fısıltılarından kaynaklanıyor.

2012 yılında ne gibi yenilikleriniz olacak?

İşini hakkıyla yapan bir AR-GE ekibimiz var, bu sayede global pazarda bu güne kadar hep istediğimiz yerde olmayı başardık. Bugün ise geldiğimiz nokta gerçekten gurur verici. Dünyada sadece iki firmanın yapabildiği bambaşka bir ürünü Türkiye’de ilk kez biz üretmeyi başardık. Porselen ve çeliğin kombinasyonundan oluşan, bünyesinde asla deterjan kalıntısı ve bakteri barındırmayan bu ürünün adı PORSTEEL. Ürünün içinde metal aksesuar kullanılabiliyor. Ve 850 derecede üç kez ısıl işlemden geçiyor. En önemlisi ‘easy to clean’ dediğimiz kolay temizlenme özelliği olan PORSTEEL 10 yıl garantili, 10 yıl sonra da ürünün ilk günkü canlılığını, albenisini koruyacağını iddia ediyoruz.  PORSTEEL’in bir diğer artısı, nikel içermemesi (nickel free) ve bulaşık makinesindeki tuzlardan kaynaklanan asit ve alkaliye ye karşı dayanımının A+A olması Termik dokulu kabartma dış tabanıyla homojen ısı dağılımı sağlayıp ısı tasarrufu sağlayan PORSTEEL tencereler her türlü ocak ve ısı kaynağı ile uyumlu olarak kullanılabiliyor.

2011 Züchex’te ilk kez görücüye çıkan PORSTEEL ‘e olan ilgiden oldukça memnun kaldık ve bir kez daha gördük ki, Türkiye tüketim anlamında artık başka bir noktada. PORSTEEL in yanı sıra seramik kaplamalı tava ve tencerelerimiz de 2012′de tüketiciyle buluşacak.

 

Benzer Haberler:

Yorumlar

Yorum


Hit Counter provided by Acrylic Display